Bildiğiniz üzere çok kısa bir süre önce Hollanda’ya taşındık 🙂 Değil şehir değiştirmek, semt değiştirmek bile insanların hayatında karmaşaya yol açabiliyorken bir de ülke değiştirmenin getirdiği karmaşayı düşünün 🙂 Biz bu süreçte daha önce Hollanda’ya taşınmış insanların deneyimlerine çokça ihtiyaç duyduk. Bir yerlerde yine bizim gibi yurtdışına hatta Hollanda’ya taşınmayı düşünen kişilerin sorularına cevap olabilmek amacıyla bu yazıyı hazırlamaya karar verdim. Bir de işin bebekle taşınma boyutu var ama ondan başka bir yazıda bahsedeceğim. Öyleyse buyurun taşınma hikayemizi okumaya 🙂

Yurtdışında yaşamayı deneyimleme fikri bir kaç senedir aklımızda vardı. Çeşitli sebeplerle bu düşünce sürekli erteleniyordu. Bu sebeplerden biri de Covid-19 salgını idi. Bu sırada bir bebek beklediğimizi öğrenince de doğumu bekleyip bebekli yaşama bir müddet alıştıktan sonra bu deneyim için adım atmaya karar verdik. Aklımızda belirli bir ülke yoktu sadece gönlümüzde yatan birkaç ülke vardı ama Hollanda bunlardan biri değildi 🙂 Daha önce Hollandaya hiç gitmemiştik de. Bu süreçte Sinan çeşitli firmalar ile görüşmeler yapmaya başladı. Bu görüşmeler sonucu birkaç firmadan teklif geldi. Hiç unutmam teklif geldiğinde üçümüz de kovid olmuştuk ve evde karantinada yatıyorduk 🙂 Gelen teklifleri değerlendirdiğimizde bizim için en uygun teklifi veren firma Hollandadaydı. Hollanda ve Hollandada yaşam hakkında o kadar fikrimiz yoktu ki oturduk hemen ilk önce Google taradık ve daha önce Hollandaya taşınmış özellikle çocuklu ailelerin deneyimlerini okuduk ve dinledik. Hepsi o kadar güzel bahsediyordu ki biz de kararımızı Hollandadan yana verdik, teklifi kabul ettik ve Hollandaya taşınma sürecimizi başlatmış olduk.
Teklifi kabul ettikten sonra taşınma sürecimiz tam 4 ay sürdü. Üçümüzün de halihazırda pasaportları vardı. Bu süreçte pasaport çıkarmadık. Şirketin bizden nüfus kayıt örneği, doğum belgesi gibi birkaç evrak isteği oldu. Bu evrakları topladıktan sonra şirkete ilettik ve şirket bizim adımıza MVV Vizesi için Hollanda Konsolosluğuna başvuru yaptı. MVV Vizesi, Hollanda sınırları içerisinde 90 günden fazla yaşamak isteyen kişiler için verilen vize türü. Bu aşamadan sonra konsolosluğa evraklarımızı teslim etmemiz gerekiyordu ancak konsolosluk çok yoğundu randevu bulmak biraz zor oldu. Sanırım şu sıra konsolosluklar böyle ama şansa arada randevu bulunuyor, sürekli takip etmek lazım. Şirketin bize ilettiği evrakları konsolosluğa bizzat üçümüz gidip (evet bebişleri de görmek istiyorlar:)) teslim ettikten sonra 1 hafta içerisinde vizelerimiz onaylanıp pasaportlarımız bize gönderildi. İşte buradan sonra daha çok heyecanlanmaya başladık çünkü gidişimize 3 hafta kalmıştı 🙂 Sinan’ın çalışacağı şirket eşyalarımızı Türkiye’den Hollanda’ya taşımayı ve 1 ay depoda bekletme ücretini karşılıyordu. Biz de tüm eşyalarımızı taşıtmaya karar verdik. Eşyalarımız zaten yeniydi ve hem Defne hem de bizim için alıştığımız eşyaların olması iyi olur diye düşündük. Eşyaların demonte edilip paketlenip araçlara yüklenmesi tam 2 gün sürdü. Henüz eşyalarımız ev bulmadığımız için bize ulaşmadı. Aslında eşyaları taşıma fikri taşınmadan önce çok iyi gözükse de burada bulunduğumuz sürede ev arama deneyimlerimizde gördük ki evlerin çoğu eşyalı. Özellikle buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve hatta kurutma makinesi hemen hemen her evde var gibi. Eşyalı olmayan evlerin de bir kısmı küçük ve ne yazık ki eşyalarımız sığmıyor. Taşınan çoğu kişi, ilk 1 sene eşyalarını getirtmeyip genelde eşyalı ev tutup bulundukları ülkeyi tanıyor daha sonra kendilerine uygun bir ev kiralayıp veya satın alıp eşyalarını Türkiye’den getirtiyormuş. Biz bunu Hollanda’ya taşındıktan sonra öğrendik maalesef. İlk aşamada eşyalarımız getirtmeyip burada eşyalı bir ev tutmak bizim için daha iyi olacakmış gibi gözüküyor şu anda. Tabii hala ev arama sürecindeyiz belki bu fikrimiz değişir. O nedenle bu konudan ilerleyen zamanlarda tekrar ayrıca bahsedeceğim 🙂 Yine de tavsiyem, gideceğiniz ülkede öncelikle evlere bir bakın. Eşyalı ve eşyasız evlerin büyüklükleri nasıl, hangi tip eşyalar evlerde mevcut öncelikle araştırmak lazım. Biz çok yüzeysel bir araştırma yaptık. Sinan’ın çalışacağı şirket ev arama ve kontrat süreçlerimizde bize yardımcı olacaklarını söylediği için gelmeden önce bu kısmı tamamen onlara bırakmıştık. Tek ricamız direkt olarak işe başlama tarihinde değil de en azından 15 gün önce gelip ev arama sürecini başlatmak oldu. Onlar da kabul ettiler. Gelişimizi işe başlama tarihinden 15 gün önceye ayarladılar. Bizden öncelikle kendimizi tanıtan bir yazı ile birlikte fotoğraflarımızı istediler. Çünkü Hollanda’da ev sahipleri cv gibi bir tanıtım istiyor kiracı adaylarından:) Biz gelmeden 1 gün önce bize isteklerimize uygun buldukları ev ilanlarını gönderdiler. Hollanda’da evleri görmek için öncelikle randevu oluşturuyorsunuz. Biz de ilanları inceleyip bize uygun olanlardan randevu oluşturmalarını talep ettik. Bu konuda da tavsiyem, eğer şirketiniz böyle bir imkan sağlıyor olsa bile siz de bir yandan kendiniz ev arayıp randevu oluşturmaya çalışın. Çünkü süreç şöyle işliyor; şirket ev ilanlarını gönderiyor, siz inceleyip yorumlarınızı yazıyorsunuz, onlar da sizin yorumlarınıza göre randevu ayarlıyor. Maalesef bu süreç de biraz yavaş ilerlediği için o sırada görmek istediğiniz evlerden bir kısmı tutulmuş oluyor. Hele ki bir de haftasonuna denk geldiyse…. Bizim alıştığımızın aksine haftasonu ve hafta içi mesai bittikten sonra asla çalışmıyorlar:) Bir de şu anda Avrupada ciddi şekilde ev krizi var. Hem az ilan var hem de çok çabuk tutuluyor evler. Durum böyle olunca tabii biz ev arama sürecine kendimiz el attık:) Tüm ev arama sitelerini akşam oturup tek tek tarıyoruz, beğendiklerimizi hem şirkete atıp randevu oluşturmalarını talep ediyoruz hem de kendimiz randevu almaya çalışıyoruz. Birkaç ev gezdik ancak içimize sinen çıkmadı henüz. Şimdilik 1 ay süre ile Amsterdam ID Apart Otel’de kalacağız. Burayı Sinanın çalışacağı şirket ayarladı. 2 odası, 2 banyosu, oturma alanı ve mutfağı mevcut. Talebimiz üzerine Defne için de ayrı bir bebek beşiği getirdiler odaya. Alt katında da kahvaltı ve yemek servisi olan bir restoranı var. Uzun süreli konaklamalarda ve bebekli konaklamalarda çok uygun olacak bir apart otel. Hem de Amsterdam merkeze metro ile çok kısa sürede ulaşılabiliyor. Buradan da memnunuz tabi ama 1 ay içerisinde evimizi bulup taşınsak çok daha iyi olacak 🙂
Heyecanlı bir 4 ay geçirdik 🙂 Ama taşındıktan sonrası kesinlikle çoook daha heyecanlı 🙂 Zaman zaman korkutucu oluyor çünkü hiç bilmediğimiz bir ülkeyi, hiç alışmadığımız bir kültürü öğrenmeye ve alışmaya çalışıyoruz. Yine de gelecek günlerin heyecanı daha ağır basıyor. Çünkü bu deneyimi yaşamayı çok istiyorduk. Umarım güzel bir deneyim yaşarız.

